DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık: “Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevi test edilmektedir”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Meclis, Sayıştay ve Kamu Denetçiliği Kurumunun bütçe görüşmelerinde konuştu. Meclisin bütçe denetimindeki eksikliklere, 800 milyar liralık fon vurgunu iddialarına, yanıtsız kalan 15 bin 497 soru önergesine ve dijital altyapı sorunlarına dikkat çeken Kısacık, bağımsız bir bütçe ofisi kurulması, araştırma komisyonlarının etkinleştirilmesi ve Meclisin kurumsal saygınlığını güçlendirecek düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu.

Ekim 28, 2026 - 15:51
 0  0
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık: “Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevi test edilmektedir”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda gerçekleştirilen TBMM, Sayıştay ve Kamu Denetçiliği Kurumu bütçe görüşmelerinde önemli değerlendirmelerde bulundu. Meclisin yasama, denetim ve temsil görevlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kısacık, bütçe süreçlerinden finansal denetim mekanizmalarına, soru önergelerinden dijital hizmetlere kadar çeşitli alanlarda öneriler sundu.

Konuşmasına 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başlayan Kısacık, “Cumhuriyet milletin kendi kendini yönetme iradesidir ve bu iradenin tecelligâhı da Türkiye Büyük Millet Meclisidir.” ifadelerini kullandı. Kısacık, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve bağımsızlık mücadelesinin bütün kahramanlarını rahmet ve minnetle andı.

“Bütçe Hakkına Yakışmıyor”

TBMM'nin bütçe görüşmelerine ilişkin mevcut uygulamalarını eleştiren Kısacık, kamu kurumlarının bütçelerinin kısa süreli görüşmelerle değerlendirilmesinin yeterli olmadığını söyledi.

Kısacık, bütçesi kabul edilen kurumların bir sonraki yılın görüşmelerine kadar Meclis tarafından düzenli biçimde izlenmediğini belirterek şunları kaydetti:

“Koskoca bakanlığın, tüm Türkiye'nin bütçesini yirmi iki-yirmi beş günde burada arkası arkasına sabah onda başlayıp gece on bir, on ikiye kadar, hatta bazen ikiye, üçe kadar süren görüşmeler sonrasında yapıp bir yıl görmüyoruz. Aslında, bu, bütçe hakkına yakışmıyor Sayın Başkanım.”

Bütçe görüşmelerinde kurum temsilcilerine ayrılan sürenin de yetersiz olduğunu dile getiren Kısacık, Sayıştay ve Kamu Denetçiliği Kurumu başkanlarının hazırladıkları konuşmaların tamamını sunamadığını, konuşma metinlerinin ise milletvekillerine görüşmelerden hemen önce dağıtıldığını aktardı.

“Türkiye Büyük Millet Meclisinde Bir Bütçe Ofisi Kurulmalı”

Meclisin bütçe üzerindeki denetim yetkisinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kısacık, Avrupa parlamentolarındaki uygulamalara benzer bir bütçe ofisinin TBMM bünyesinde oluşturulmasını önerdi.

Fransa, İsveç, Almanya ve İngiltere'deki parlamenter denetim uygulamalarına işaret eden Kısacık, şu ifadeleri kullandı:

“Aynı diğer Avrupa parlamentolarında olduğu gibi bizde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir bütçe ofisi kurulmalı. Bu bütçe ofisi yıl ortasında ya da belirli periyotlarda bütçe durumunu gözden geçirmeli, bütçenin durumunu izlemeli.”

Bütçe ofisinin yalnızca harcamaları takip etmekle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kısacık, kamu kaynaklarıyla hedeflenen sonuçlara ulaşılıp ulaşılmadığının da ölçülmesini istedi.

Kısacık, “Bu bütçe ofisi aynı zamanda da fikir üreten, uzmanlardan oluşan, takip eden, sonuçlarını da ölçen.” sözleriyle uzman kadroların önemine dikkat çekti.

Milletvekillerinin düzenli raporlarla bilgilendirilmesi gerektiğini ifade eden Kısacık, bütçe alt komisyonları ve kesin hesap komisyonlarının kurulmasının parlamenter denetimi güçlendireceğini savundu.

“Meclisin Bir Fonksiyonu Kalmadı Algısına Karşı Adım Atılmalı”

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne geçişin ardından TBMM'nin etkisinin azaldığı yönündeki değerlendirmelere değinen Kısacık, Meclisin kurumsal saygınlığını koruyacak mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Kısacık, kamuoyundaki algıyı şu sözlerle aktardı:

“İşte, başkanlık sistemine geçildi, artık, daha çok yürütme etkili, Meclisin bir fonksiyonu kalmadı, Meclis sadece sadece el kaldır, indirin olduğu bir yere hâline geldi, prosedürlerin gerçekleştirildiği yer hâline geldi gibi bir kanı var ve biz Meclis olarak bu kanının tersine hiçbir şey yapmıyoruz.”

TBMM bünyesinde kurumsal iletişim birimi oluşturulmasını öneren Kısacık, bu yapının yalnızca basın faaliyetleriyle ilgilenmemesi, Meclisin toplum nezdindeki itibarını ve kurumsal saygınlığını da takip etmesi gerektiğini belirtti.

“Meclisin de bir iletişim biriminin kurulması lazım; kurumsal iletişim.” diyen Kısacık, özel şirketlerde dahi kurumsal iletişim mekanizmaları bulunduğunu hatırlattı.

Milletvekillerinin yasama, denetim ve temsil görevlerine dikkat çeken Kısacık, Meclisin yalnızca yürütmeden gelen düzenlemeleri onaylayan bir kurum gibi görünmesinin parlamentonun tarihsel konumuyla bağdaşmadığını ifade etti.

“800 Milyar Liralık Vurgunu Araştırmayacağız da Neyi Araştıracağız?”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde finansal piyasalardaki fon vurgunu iddialarına değinen Kısacık, TBMM'nin konuyla ilgili araştırma komisyonu kurması gerektiğini savundu.

Meclisin denetim görevinin ciddi bir sınavdan geçtiğini belirten Kısacık, şu ifadeleri kullandı:

“Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi yüzyılın vurgununun yapıldığı bir fon vurgununu araştırmak için bir komisyon kurmuyorsa, denetim faaliyetini gerçekleştirmiyorsa bu denetimi başka nerede gerçekleştirecektir?”

Kısacık, konuşmasında TBMM bütçesinin 33 milyar 787 milyon lira olduğunu, söz konusu finansal olayda ise 800 milyar liralık kayıp bulunduğunu ileri sürdü.

İddia ettiği tutarın Meclisin yıllık bütçesinin yaklaşık 25 katına karşılık geldiğini söyleyen Kısacık, şöyle konuştu:

“Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçesi 33 milyar 787 milyon, vurgunda çalınan para, halkın çalınan parası 800 milyar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçesinin neredeyse 25 katını çalmışlar.”

Kısacık, Meclisin böylesine büyük bir iddiayı araştırmamasının denetim mekanizmalarına duyulan güveni zedeleyeceğini belirtti.

“Şimdi, biz bunu araştırmayacağız da neyi araştıracağız ya? Yani böyle bir vurgunu araştırmayacağız da milletvekili o zaman niye var, neden var, bizim başka ne görevimiz var?” sözleriyle araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineledi.

“Türkiye Büyük Millet Meclisinin Denetim Görevi Test Edilmektedir”

Finansal kayıp iddialarının araştırılmamasının gelecekteki denetim faaliyetlerini de tartışmalı hâle getirebileceğini savunan Kısacık, Meclisin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

“Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevi test edilmektedir.” diyen Kısacık, 800 milyar liralık bir iddianın araştırılmaması durumunda daha düşük tutarlı kamu zararları için kurulacak komisyonların da sorgulanabileceğini ifade etti.

İlgili kurumların görevlerini yerine getirmesi gerektiğini belirten Kısacık, sorumluların tespit edilmesini, kamu kaynaklarının geri alınmasını ve suç işlediği belirlenen kişilerin cezalandırılmasını istedi.

Kısacık, “Vatandaşın cebine el uzatan herkesin, bu ülkenin yargısından, bu ülkenin adaletinden, bu ülkenin hukukundan kaçamayacağını herkes görmelidir.” ifadelerini kullandı.

Bu sürecin Türkiye'nin uluslararası itibarı açısından da önem taşıdığını kaydetti.

“Meclis İçtüzüğü İçin Artık Somut Adım Atılmalı”

TBMM İçtüzüğü'nün değiştirilmesi yönündeki çağrıların yıllardır gündemde olduğunu hatırlatan Kısacık, bugüne kadar somut bir düzenleme yapılmadığını söyledi.

Meclis Başkanlığına çalışmaların hangi aşamada olduğunu soran Kısacık, “Ben buradan soruyorum, bununla ilgili bir çalışma var mı? En azından bu yıl bu çalışma gelecek mi?” ifadelerini kullandı.

Meclisin daha etkin çalışabilmesi için hem iktidara hem de muhalefete sorumluluk düştüğünü belirten Kısacık, araştırma önergelerinin daha etkili hâle getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“455 Bin Kişinin Canı Yanmazdı, Birikimi Gitmezdi”

Finansal piyasalardaki gelişmelere ilişkin daha önce yapılan uyarıları hatırlatan Kısacık, MSCI'nın Haziran 2026'da Türkiye'ye yönelik uyarılarının ardından Yeni Yol Grubu olarak 1 Temmuz 2026 tarihinde TBMM'ye araştırma önergesi sunduklarını anlattı.

Önergenin iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini belirten Kısacık, sermaye piyasalarında oluşabilecek risklerin zamanında araştırılması gerektiğini savundu.

Kısacık, önergenin kabul edilmesi hâlinde yaşanan mağduriyetlerin önlenebileceğini ileri sürerek şunları söyledi:

“Keşke kabul edilseydi, Meclis itibarı açısından ne kadar iyi olurdu, keşke biz bunu Meclis olarak MSCI'nın önerisi çerçevesinde de, uyarıları çerçevesinde de ‘Gelin bakayım.’ deyip biz bu işi araştırsaydık, işte o zaman görevimizi gönül rahatlığıyla yapmanın huzuru olurdu hepimizde, bu bir skandalla patlamazdı, 455 bin kişinin canı yanmazdı, birikimi gitmezdi.”

Milletvekillerinin görevinin yalnızca yaşanan olayların ardından denetim yapmak olmadığını vurgulayan Kısacık, önleyici denetimin de parlamentonun temel sorumlulukları arasında bulunduğunu ifade etti.

“15 Bin 497 Cevaplanmamış Soru Önergesi Kabul Edilemez”

TBMM'nin denetim araçlarından biri olan yazılı soru önergelerine de değinen Kısacık, bakanlıkların yanıt vermediği önergelerin sayısının yüksek olduğunu söyledi.

Meclis Başkanlığının paylaştığı verilere atıfta bulunan Kısacık, toplam 51 bin 125 soru önergesinden 35 bin 628'inin cevaplandığını, 15 bin 497'sinin ise yanıtsız kaldığını belirtti.

“Böyle bir rakam kabul edilemez yani 15.497 cevaplanmamış soru önergesinin olması kabul edilemez.” diyen Kısacık, soru önergelerinin içeriğinden bağımsız olarak TBMM makamına saygı gereği yanıtlanması gerektiğini vurguladı.

Bazı önergelerin ilgili bakanlığın görev alanına girmeyebileceğini kabul eden Kısacık, bu durumda dahi milletvekillerine açıklama yapılması veya ilgili kuruma yönlendirme sağlanması gerektiğini ifade etti.

“Belki bakan o sorunun içeriğine bakıp ‘Ya, bu soru yanıtlanmaya değmez.’ diyebilir ama onu Türkiye Büyük Millet Meclisi makamı göndermiş, en azından o makama saygı olarak mecburen onu cevaplamak zorundadır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye Büyük Millet Meclisinin Neden Bir YouTube Kanalı Yok?”

TBMM'nin dijital hizmetlerini de değerlendiren Kısacık, Meclisin teknolojik imkânlarını yeterince kullanmadığını savundu.

Meclis TV yayınlarının Genel Kurul çalışmalarının tamamını kapsamadığını belirten Kısacık, görüşmelerin dijital platformlardan kesintisiz yayımlanmasını önerdi.

“Türkiye Büyük Millet Meclisinin neden bir Youtube kanalı yok? Yani dijital ortamda Meclis görüşmeleri neden yayınlanmıyor?” sorularını yönelten Kısacık, milletvekillerinin geçmiş konuşmaları izlemek için başka medya kuruluşlarının yayınlarına başvurmak zorunda kaldığını anlattı.

TBMM'nin kendi dijital yayın ve arşiv altyapısını oluşturması gerektiğini vurgulayan Kısacık, geçmiş oturumlara erişimin hem milletvekilleri hem de vatandaşlar açısından önemli olduğunu kaydetti.

“600 Milletvekilinin Her Birine Bulut Hesabı Oluşturulmalı”

Milletvekillerinin konuşma kayıtlarına ve görsel materyallere erişiminde yaşanan sorunları da gündeme getiren Kısacık, e-posta üzerinden iletilen kayıtların belirli bir süre sonra erişilemez hâle geldiğini belirtti.

Seçim bölgesinde veya farklı programlarda bulunan milletvekillerinin gönderilen dosyaları zamanında alamayabildiğini ifade eden Kısacık, TBMM bünyesinde kişisel dijital arşiv sistemi kurulmasını önerdi.

“Şunu öneriyorum: Mecliste her bir milletvekilinin bir bulut hesabı olmalı.” diyen Kısacık, konuşma videolarının, fotoğrafların ve diğer kayıtların bu hesaplarda saklanabileceğini söyledi.

Kısacık, “600 milletvekili o buluta atmalı, bu, sizi de rahatlatır. Vekil sizi aramaz ‘Şu nerede?’ ‘Bu nerede?’ sormaz. Bulut hesabında o konuşmalar kalsın, bunlar birer arşivdir.” ifadelerini kullandı.

“147 Dostluk Grubu Var Ama Etkin Çalışmıyor”

TBMM bünyesindeki parlamentolar arası dostluk gruplarının faaliyetlerini de eleştiren Kısacık, mevcut 147 grubun daha etkin çalışması gerektiğini belirtti.

Dostluk gruplarının yılda en az bir kez bir araya gelerek çalışmalarını değerlendirmesini öneren Kısacık, kendi üyesi olduğu Türkiye-Sırbistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubunun uzun süredir toplanmadığını anlattı.

“Çünkü toplanmamış üç yıl, artık bir kere duymuşum ‘Şu dostluk grubuna girmişsin.’ diye.” sözleriyle yaşanan duruma dikkat çekti.

Konuşması sırasında AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin'in kendisine yönelik “B12 tavsiye ediyorum.” sözleri üzerine Kısacık, bu yaklaşımı eleştirdi.

Kısacık, “Sayın Yegin, sizi esefle kınıyorum bu konuda gerçekten, açıkça kınıyorum yani, bu küçümsemenizden dolayı da kınıyorum.” karşılığını verdi.

Dostluk gruplarının sayısından çok faaliyetlerinin önem taşıdığını belirten Kısacık, “Yani 147 olmasın isterse 1.473 olsun; o zaman bir anlamı olmuyor ki yani.” ifadelerini kullandı.

“Meclis Başkanı Milletvekilleriyle Yılda En Az Bir Kez İstişare Etmeli”

Konuşmasının son bölümünde TBMM Başkanı ile milletvekilleri arasındaki iletişime değinen Kısacık, Meclis Başkanlığının ulaşılabilirlik ve diyalog konusundaki yaklaşımına teşekkür etti.

Bununla birlikte, milletvekilleriyle düzenli istişare toplantıları yapılmasının kurumsal yönetimi güçlendireceğini ifade etti.

Kısacık, “Başkanların kendi üyeleriyle en az yılda 1 defa toplanıp bir istişare etmesi de temel bir yönetim kaidesidir.” dedi.

Toplantıların siyasi parti grupları veya iller bazında gerçekleştirilebileceğini belirten Kısacık, milletvekillerinin görüş ve önerilerinin doğrudan Meclis Başkanlığına aktarılmasının önemli olduğunu söyledi.

TBMM'nin bütçe denetimi, yasama faaliyetleri, kurumsal iletişimi ve dijital altyapısının geliştirilmesi yönündeki önerilerini yineleyen Kısacık, konuşmasını bütçenin hayırlı olması temennisiyle tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0