İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Cumhurbaşkanı seçimi bir tehlike görüyor”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sözcü TV’de İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlayarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, seçim tartışmaları, muhalefetin cumhurbaşkanı adaylığı, Mansur Yavaş-Erdoğan görüşmesi, Melih Gökçek soruşturması, ekonomi ve “Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, İYİ Parti için “Yüzde 10’lar, 15’ler bize yetmez” dedi.

Eyl 11, 2026 - 19:02
 0  0
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Cumhurbaşkanı seçimi bir tehlike görüyor”


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sözcü TV’de İsmail Küçükkaya’nın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimlere ilişkin açıklamalarını değerlendiren Dervişoğlu, “Seçimi bir tehlike görüyor” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, İYİ Parti’nin seçim hedeflerinden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, muhalefetin olası adaylarından ekonomiye ve “Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen sürece kadar farklı başlıklarda açıklamalarda bulundu.

“Asıl normalleşme budur”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Yeni Parti” yerine “İYİ Parti” demesine ilişkin soruyu yanıtlayan Dervişoğlu, iki partinin kuruluş süreçleri arasında benzerlik bulunduğunu söyledi.

Dervişoğlu, “Yeni Parti demiş olsalar bile bazen İYİ Parti gibi algılanıyor. Kuruluş süreçlerimiz birbirine benziyor. Sayın Özel'in bugün geçtiği yerden biz 10 yıl önce geçtik. Dolayısıyla hangi sorunlarla karşı karşıya kalabileceklerini üç aşağı beş yukarı şahidim” dedi.

Özgür Özel ile kişisel ilişkilerinin siyasete de yansıdığını ifade eden Dervişoğlu, “Özgür Bey'le aramdaki özel münasebetin siyaset sahnesine de yansımış olması, bir yumuşamaya vesile olmuş olması elbette çok önemli. Birbirimize sevgi ve saygı noktasında şahıslarımızdan kaynaklı problem yaşamıyoruz ama görüşlerimiz nokta-i nazarından ayrı düştüğümüz, meseleleri farklı değerlendirdiğimiz konular var” ifadelerini kullandı.

Siyasette karşılıklı anlayış ve hoşgörünün önemine işaret eden Dervişoğlu, “Siyasetteki nobranlığın ortadan kaldırılması, karşılıklı anlayışın ve hoşgörünün hüküm sürmesinden yanayım. Hep de onu yapmaya çalışıyorum” diye konuştu.

Dervişoğlu, siyasi normalleşmeye ilişkin yaklaşımını ise “İşte asıl normalleşme budur. Yani normalleşme bir konuyla ilgili taviz vermeyi gerektirmez. Medeni ölçüler içinde sürdürülen ilişkilerin siyaset sahnesindeki gerginliği ve kutuplaşmayı ortadan kaldırabilecek bir dile dönüştürülmesi gerekir” sözleriyle anlattı.

“Mansur Yavaş’ın Erdoğan’la görüşmesinin yadırganacak bir tarafı yok”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından yapılan değerlendirmelere değinen Dervişoğlu, görüşmenin olağan karşılanması gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Sayın Cumhurbaşkanı’yla görüşmesi, konuşması, bazı meselelerle ilgili fikir alışverişinde bulunmasının yadırganacak bir tarafı yoktur” dedi.

İktidar ile muhalefet arasındaki diyalog eksikliğinin bu tür temasların farklı yorumlanmasına neden olduğunu belirten Dervişoğlu, “Tayyip Erdoğan’ın bir siyasi partinin genel başkanıyla, bir büyükşehir belediye başkanıyla yapmış olduğu konuşmanın ya da görüşmenin Türkiye’de spekülasyon konusu olmaması gerekiyor. Asıl düzeltilmesi, üzerinde konuşulması ve tartışılması gereken konu budur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne eleştiri

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hakkındaki görüşlerini de açıklayan Dervişoğlu, yüzde 50+1 şartının siyasi ittifakları seçim öncesine taşıdığını belirtti.

Dervişoğlu, “Bu sistem istikrarı sağlayacak diye getirildi. Çok partili demokratik hayat ve parlamenter sistem yürürlükteyken koalisyonlar seçimlerden sonra kuruluyordu. Şimdi koalisyonlar ve ittifaklar, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin yüzde 50+1 arayışı yüzünden maalesef seçimlerden önce kuruluyor” dedi.

Yüzde 50+1 sisteminin küçük oy oranlarına dahi belirleyici bir ağırlık kazandırdığını savunan Dervişoğlu, “Yüzde 49,5'i 50'ye tamamlamak için gerekli olan 0,5'lik oy, bu sistemde 0,5 eşittir 100'e tekabül ediyor. Dolayısıyla bunun getireceği tehlikeleri önceden görmek için kâhin olmak gerekmiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Atatürk bu yetkileri reddetmişti”

Mevcut sistemin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi özelliklerine göre şekillendirildiğini savunan Dervişoğlu, cumhurbaşkanına tanınan yetkileri eleştirdi.

Dervişoğlu, “Bu sistem, Sayın Erdoğan’ın karakteristik özelliklerine göre kurulmuş bir sistem. Ona göre dikilmiş bir elbise” dedi.

Yetkilerin gelecekte başka kişiler tarafından nasıl kullanılacağının öngörülemeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, “Bu yetkilerin kimin elinde ne hâle geleceğini kestirebilmek mümkün değil. Tayyip Erdoğan sonrası bu yetkiler birilerinin eline geçer ve o yetkiyi eline alan bunu Tayyip Bey’den daha nobranca kullanırsa; bu kimlerin iştahını kabartır, kimlerin işine yarar?” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, “Bu yetkiler Atatürk’e bile verilmeyecek yetkilerdir. Ayrıca bu yetkiler teklif edildiğinde Atatürk bunu reddetmişti zaten” diye konuştu.

Mansur Yavaş’ın olası adaylığı

Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı adayı olması durumunda İYİ Parti’nin destek verip vermeyeceğine ilişkin soruya Dervişoğlu, şimdiden kesin bir değerlendirme yapmanın doğru olmayacağını söyledi.

Dervişoğlu, “Adaylık kararını verecek olan Mansur Bey'dir. Bir siyasi partinin cumhurbaşkanı adayı ya da 100 bin imzayla cumhurbaşkanı adayı olabilir. Kendi siyasi geleceğini bir tarafa bırakır, Türkiye'nin geleceğiyle ilgili bir karar verebilir” dedi.

Olası adayların siyasi stratejilerine zarar verebilecek açıklamalardan kaçındığını belirten Dervişoğlu, “Benim şimdiden sadece Mansur Bey için değil, başka muhtemel adaylar için de onların stratejisine zarar verecek beyanlardan azami ölçüde uzak durmam gerekir. Bunu siyasi bir sorumluluk olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.

“Bütünleşik muhalefet” çağrısı

Muhalefetin seçim sürecinde tedbirli hareket etmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, ortak bir siyasi zeminin oluşturulabileceğini söyledi.

Dervişoğlu, “Muhalefetin iktidara karşı ortaklaştığı bir aday da olabilir. Muhalefet seçimlere müstakil de girebilir. Ama ortak bir düşüncenin tanımlanması gerekiyor” dedi.

“Bütünleşik muhalefet” kavramını kullanan Dervişoğlu, “Bu sistemden kurtulabilmek adına bir siyasi birlikteliğe ihtiyaç varsa, ki ben buna bütünleşik muhalefet diyorum; yani neleri değiştireceğimizde hemfikir olacağız ama kendi özgün değerlerimizi de muhafaza edeceğiz. Bu yolda atılması icap eden adımların tamamına tereddütsüz dahil olacağımı söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

Üsküdar Belediyesi tartışması

Üsküdar Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesine de değinen Dervişoğlu, belediye meclisindeki gelişmeler üzerinden iktidarı eleştirdi.

Dervişoğlu, “İki belediye meclis üyesini alıp tutukluyor, dört tanesini devşiriyorsunuz. Milletin size vermediği bir makamı almakla yetinmeyip gösteri yapıyorsunuz. Sonra da milli irade diye bağırıyorsunuz. Kim inanır size?” diye konuştu.

“Seçimi bir tehlike görüyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize’de yaptığı “Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza olan inancımı yineliyorum” açıklaması sorulan Dervişoğlu, seçimlerin her siyasi aktör açısından risk taşıdığını belirtti.

Dervişoğlu, “Seçimi bir tehlike görüyor. Seçim her siyasetçi açısından risklidir. Çünkü beklediğiniz vatandaşın oyu ve kararıdır. Dolayısıyla herkes açısından, her siyasi parti açısından, her yönetici açısından kendi içinde bir risk barındırır” dedi.

Riskin ortadan kaldırılması amacıyla hukuk dışına çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Mahsurlu olan; o riski ortadan kaldırabilmek adına hukuk dışı yollara tevessül etmek, demokrasinin gelenekleri ve teamülleriyle yan yana gelmeyecek adımları atmak ve planlamaktır” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, “6 defa gidecekseniz 7’nci defa gelirim diyenlerin rejimidir demokrasi; ‘Geldiğim yerde kalırım, gidersem de dönemem’ diyenlerin değil” diye konuştu.

“Seçime bir ay kala yapılan seçim erken seçim sayılamaz”

Erken seçim tartışmalarını da değerlendiren Dervişoğlu, normal seçim tarihinden kısa süre önce alınacak seçim kararının hukuki olsa dahi siyasi meşruiyet tartışması yaratacağını savundu.

Dervişoğlu, “Siz normal seçimin tarihine bir ay kala seçim yaparsanız, bu durum anayasanın arkasına dolanmak anlamına gelir. Seçime bir ay kala yapılan seçim, erken seçim sayılamaz. Hukuki olur, kanuni olur ama meşru olamaz” dedi.

Türkiye’nin demokrasi konusunda atması gereken adımlara değinen Dervişoğlu, “Burada yapılması gereken şey demokrasinin geleneklerini hukuk ve adalet çerçevesinde ele alarak Türkiye'nin kurtuluşunu temin etmektir” ifadelerini kullandı.

Melih Gökçek soruşturmasına ilişkin değerlendirme

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in de ifade verdiği soruşturmayı değerlendiren Dervişoğlu, geçmiş dönemlere ilişkin iddiaların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Gökçek, 9 yıl önce görevinden alınmıştır ve biz onun ne sebeple görevinden alındığını hâlâ bilmiyoruz” dedi.

Gökçek hakkında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin çok sayıda suç duyurusunda bulunulduğunu belirten Dervişoğlu, “Kamuoyu bu zamana kadar bunlarla ilgili ne tür işlemler yapıldığı konusunda da fikir sahibi değildir. Bu yargılamaları maalesef bir iletişim kampanyası gibi yönetiyorlar. Bu da adalet duygusunun zedelenmesine ve aşınmasına gerekçe teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, “Bir Melih Gökçek’in yargılanmasıyla bu iktidarın üzerindeki gölgelerin tamamının kaldırılacağını düşünüyorsak büyük bir yanılgı içerisindeyizdir. Ankara'yı birilerine parsel parsel vermekle, ‘Ne istediler de vermedik’ demek arasında bir fark yoktur bana göre” diye konuştu.

Davutoğlu soruşturmasına tepki

Ahmet Davutoğlu hakkındaki soruşturmayı da değerlendiren Dervişoğlu, siyasi isimlerin seçim kampanyalarında kullandığı ifadelerin ceza soruşturmasına konu edilmesine karşı çıktı.

Dervişoğlu, “Bir başbakanın, bu tarz söylemlerden ötürü Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen soruşturmaya tabi tutulması kabul edilebilir bir şey değildir” dedi.

Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçmişte AK Parti hakkında kullandığı sözleri hatırlatan Dervişoğlu, “Eğer meseleyi bu laflar söylendikten birkaç yıl sonra ele alır da bu kabil soruşturmalar yaparsanız, bugün muarızlarınız olduğu kadar muvafıklarınızın da üzerinde demokrasi kılıcını sallıyor olursunuz. Bu durum herkesi tehdit etmek anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

“Yüzde 10’lar, 15’ler bize yetmez”

İYİ Parti’nin seçim beklentilerine ilişkin konuşan Dervişoğlu, partisinin oy oranında yükseliş gözlemlediğini söyledi.

Dervişoğlu, “Partimize olan yönelişin, takdirin ve teveccühün tercihe doğru dönüşmeye başladığını gözlemliyorum. Gerçekleştirdiğim yurt gezilerinde de bunu görüyorum. Bu sevginin ve yönelişin konjonktürel olmadığı kanaatini de taşıyorum” dedi.

Kamuoyu araştırmalarına ilişkin Dervişoğlu, “Bizi 3’lerde 5’lerde gösteren kamuoyu araştırmaları yüzde 10’lara çıktığımızı söylüyor. Biz yüzde 10’u iki defa aldık zaten. Yüzde 10’lar, 15’ler bize yetmez. İYİ Parti’nin Meclis’te kapsamlı bir sandalye sayısıyla temsil edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, İYİ Parti’nin Meclis’te güçlü şekilde temsil edilmesinin yasama faaliyetleri bakımından önem taşıdığını savundu.

“İlk 48 saatte yapılması gerekenler var”

Ekonomide uygulanması gerektiğini düşündüğü politikaları sıralayan Dervişoğlu, siyasi partilere genellikle ilk 100 günlük programlarının sorulduğunu ancak Türkiye açısından ilk 48 saatin önem taşıdığını söyledi.

Dervişoğlu, “Türkiye’nin ilk 48 saat içinde neler yapmasını tespit etmesi gerekir. Mesela bolluk bereket ekonomisini temin edecekseniz, vergi dilimlerini güncelleyeceksiniz” dedi.

Tarım destekleri, SGK ve vergi borçları, emekli ve memur maaşları ile işletmelerin alacaklarına ilişkin önerilerini sıralayan Dervişoğlu, “Vergi dilimlerini güncellesin, çiftçinin hakkını teslim etsin, emekliye memura kaybettiği enflasyon oranında maaş takviyesini yaşama geçirsin. Esnafın vergi ve SGK borçlarını yapılandırsın. KOBİ ve sanayicilerin KDV alacaklarını ödesin” ifadelerini kullandı.

“Süreç vatandaşın hiçbir derdinin çözümüne taalluk etmeyecek”

“Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen süreci de değerlendiren Dervişoğlu, düzenlemelerin toplumsal sorunlara çözüm getirmeyeceğini savundu.

Dervişoğlu, “Bu süreç vatandaşın hiçbir derdinin çözümüne taalluk etmeyecek. Süreç, yasal düzenlemelerin altyapısına baktığınızda sadece teröristlerin işine yarayacak bir biçimde sürüyor” dedi.

Suriye’deki gelişmelere değinen Dervişoğlu, “PYD-YPG tasfiye mi oldu yoksa devletleşti mi onu tartışırız. Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin tezi şuydu; bireysel teslim olma, bireysel entegrasyon. PKK'nın uzantısı YPG-PYD, Suriye ordusunun içinde devletleşti” ifadelerini kullandı.

Sınır hattındaki gelişmelerin güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, “Tugaylar halinde Türkiye'nin sınırına yakın bir yerde konuşlanmış olmaları da birtakım endişeleri beraberinde getiriyor” diye konuştu.

Örgüt yöneticilerinin açıklamalarına da değinen Dervişoğlu, sürecin kısa vadeli siyasi faydaların dışında toplumsal yarar sağlayacağına inanmadığını belirtti.

Dervişoğlu, “En başından bu yana söylüyorum; Türkiye'nin tartışılmaz değerlerini tartışma masasına yatıracak. İşte o sebepledir ki bugün milli kimliğimiz tartışılıyor, vatandaşlık tanımımız tartışılıyor. İki dil arayışları var” dedi.

Terör örgütünün mali kaynaklarının da tartışılması gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, “Kimse bu zamana kadar bu narko terör örgütünün mali kaynaklarının nasıl tasfiye edileceğine dair bir değerlendirme yapmadı. Dolayısıyla bu örgütün finansman yapısının tasfiye edilmesi için başka devletlerle de iş birliği gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Sürecin yürütülme biçimine ilişkin şeffaflık çağrısında bulunan Dervişoğlu, “Bu kabil süreçler ya çok kapalı ya da çok şeffaf yönetilir. Yarı kapalı yönetirseniz, açıklık ve kapalılık mekanizmasının siyasete yansımaları üzerinden hesabınız vardır hissiyatı oluşur” değerlendirmesinde bulundu.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0