Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “60’tan fazla ürünle dünya pazarında tanıtım yapıyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra’da düzenlenen WTM Londra Turizm Fuarı’nda Türkiye’nin turizm stratejisini, 2027 Formula 1 organizasyonunu, kongre ve gastronomi turizmi hedeflerini değerlendirdi. Türkiye’nin 60’tan fazla turizm ürünüyle uluslararası pazarlarda tanıtıldığını belirten Ersoy, küresel şirketlerin büyük organizasyonlarını Türkiye’ye kazandırmak, uzak pazarlarda ulaşım kapasitesini artırmak ve turizm gelirlerini yıl geneline yaymak için yeni çalışmalar yürüttüklerini açıkladı.

Kasım 3, 2026 - 18:11
 0  1
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “60’tan fazla ürünle dünya pazarında tanıtım yapıyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen WTM Londra Turizm Fuarı’nda Türkiye’nin turizm politikaları, 2027 sezonu hazırlıkları, uluslararası organizasyonlar, gastronomi, kongre turizmi ve yeni kaynak pazar hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye standı önünde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ersoy, Türkiye’nin dünya pazarında 60’tan fazla turizm ürünüyle tanıtıldığını belirterek, Formula 1’in 2027 yılında Türkiye’ye dönüşünün de uluslararası tanıtım çalışmalarının önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi.

Türkiye’nin fuardaki katılımına ilişkin bilgi veren Ersoy, organizasyonda 909 metrekarelik ana stant, 255 metrekarelik destinasyon alanı ve 50 metrekarelik spor turizmi alanıyla yer aldıklarını bildirdi. Fuara 78 alt katılımcıyla katıldıklarını belirten Ersoy, farklı turizm destinasyonlarının ve ürünlerinin uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturulduğunu ifade etti.

Ersoy, Türkiye’nin fuardaki tanıtım çalışmalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“WTM Londra’yı, Türkiye’nin turizm zenginliğini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturduğumuz ve gelecek sezonun hazırlıklarını değerlendirdiğimiz önemli bir platform olarak görüyoruz. Bu yıl 909 metrekarelik ana standımız, 255 metrekarelik destinasyon alanımız ve 50 metrekarelik spor turizmi alanımızla, 78 alt katılımcıyla fuarda yer alıyoruz. Kapadokya’nın eşsiz doğal ve kültürel mirasından gastronomiye, spor turizminden kültür turizmine kadar farklı destinasyonlarımızı ve turizm ürünlerimizi aynı çatı altında buluşturduk. Burada âdeta bir Türkiye adası oluşturduk. Sektörümüzle birlikte ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve çeşitliliğini uluslararası alanda güçlü biçimde temsil ediyoruz.”

İngiltere pazarı 2027 sezonu için yakından takip ediliyor

İngiltere’nin Rusya ve Almanya’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük kaynak pazarı olduğunu belirten Ersoy, Birleşik Krallık pazarının güçlü performansını sürdürmesini beklediklerini söyledi.

Bölgedeki savaşların enerji fiyatları ve ulaşım maliyetleri üzerindeki etkilerine dikkati çeken Ersoy, havacılık sektöründe yıllık yakıt fiyatı sabitleme işlemlerinin maliyet artışlarının uçak biletlerine ilk aşamada tamamen yansımasını engellediğini ifade etti. Bu uygulamaların sona ermesiyle yükselen petrol fiyatlarının 2027 yılında bilet fiyatları üzerinde daha belirgin bir etki oluşturabileceğini kaydetti.

Üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek maliyet oluşabileceğini öngördüklerini belirten Ersoy, tur operatörleriyle yürütülen görüşmelerin bu doğrultuda sürdüğünü bildirdi.

Ersoy, erken rezervasyonun payının azaldığı, son dakika rezervasyonlarının ağırlık kazandığı bir döneme girilebileceğini belirterek, “Bu tabloya uygun bir tanıtım ve satış stratejisi izleyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yıl boyunca tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat platformlarıyla kesintisiz tanıtım ve satış kampanyaları yürüteceklerini ifade eden Ersoy, 2027 sezonu hazırlıklarının bu gelişmeler dikkate alınarak şekillendirildiğini kaydetti.

Üçüncü çeyrekte turizm geliri 25,5 milyar dolara ulaştı

Türkiye’nin turizm performansına ilişkin üçüncü çeyrek ve ilk dokuz aylık verileri paylaşan Ersoy, şubat ayının sonunda başlayan savaşın ikinci çeyrek sonuçlarını olumsuz etkilediğini hatırlattı.

İkinci çeyrek sonuçlarının açıklandığı dönemde en zor sürecin geride kaldığını ve yoğun tanıtım çalışmalarıyla üçüncü çeyrekte toparlanma sağlanacağını öngördüklerini belirten Ersoy, açıklanan rakamların bu beklentiyi doğruladığını söyledi.

Türkiye’nin üçüncü çeyrek turizm gelirinin yüzde 5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara yükseldiğini açıklayan Ersoy, bu rakamın bugüne kadar elde edilen en yüksek çeyreklik turizm geliri olduğunu vurguladı.

İkinci çeyrekte yaşanan olumsuz etkinin de telafi edildiğini belirten Ersoy, ilk dokuz aylık turizm gelirinin yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde Türkiye’nin 49 milyon 132 bin ziyaretçi ağırladığını bildirdi.

Bölgedeki savaşlara ve jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin turizm sektöründe istikrarını koruduğunu ifade eden Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:

“Başta Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uygulamış olduğumuz dış politikamız ile ateş çemberinin ortasında tam bir istikrar adası olma pozisyonumuzu koruyoruz. İnşallah bu şekilde de süreci yönetmeye devam edeceğiz.”

İngiltere'de şehir ve kültür turizmi tanıtımları artırılıyor

İngiltere’nin Türkiye açısından en yoğun tanıtım yapılan ülkeler arasında bulunduğunu belirten Ersoy, televizyon kanallarından dijital platformlara, sosyal medyadan kanaat önderlerinin Türkiye’de ağırlandığı programlara kadar farklı iletişim yöntemlerinden yararlandıklarını söyledi.

Tanıtım çalışmalarının tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat portallarıyla yürütülen doğrudan satış odaklı kampanyalarla desteklendiğini kaydeden Ersoy, İngiliz ziyaretçilerin yalnızca yaz döneminde değil, düşük sezon ve kış aylarında da Türkiye’yi tercih ettiğini ifade etti.

İngiltere pazarının turizmin yıl geneline yayılması açısından önemli bir konumda bulunduğunu belirten Ersoy, son yıllarda İstanbul’a yönelik tanıtım çalışmalarının da yoğunlaştırıldığını söyledi.

Birleşik Krallık’tan İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısında önemli artışlar görüldüğünü aktaran Ersoy, İngiltere pazarındaki çalışmaların kıyı destinasyonlarıyla sınırlı tutulmadığını, şehir ve kültür turizminin de tanıtım stratejisinin önemli parçaları arasında yer aldığını kaydetti.

“60’tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız”

Türkiye’nin 2018 yılından itibaren turizm stratejisinde değişikliğe gittiğini belirten Bakan Ersoy, geçmişte ağırlıklı olarak deniz, kum, güneş ve arkeoloji üzerinden şekillenen tanıtım anlayışının daha geniş bir ürün çeşitliliğine dönüştürüldüğünü söyledi.

Türkiye’nin uluslararası pazarlarda 60’tan fazla turizm ürünüyle yer aldığını vurgulayan Ersoy, GoTürkiye platformu üzerinden bu çeşitliliğin yoğun biçimde tanıtıldığını ifade etti.

Ersoy, yeni turizm yaklaşımına ilişkin, “Şimdi 60’tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız.” dedi.

Tanıtım kampanyalarının hem destinasyon hem de ürün odaklı yürütüldüğünü belirten Ersoy, gastronominin bu stratejide önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelmesinin ve şehirlerin kendilerine özgü gastronomi ürünlerinin öne çıkarılmasının bu alana katkı sağladığını söyledi.

Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gastronomiye özel çalışmalar yürüttüklerini aktaran Ersoy, şehirlerin unutulmaya yüz tutmuş yöresel reçetelerinin yeniden menülere kazandırıldığını ve “Lezzet Noktaları” oluşturulduğunu bildirdi.

Formula 1 ve uluslararası organizasyonlarla etkinlik turizmi büyütülecek

Türkiye’nin turizm ürünlerini çeşitlendirme çalışmalarında uluslararası etkinliklere de ağırlık verdiklerini belirten Ersoy, Formula 1’in 2027 yılında Türkiye’ye dönüşünün bu kapsamda önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.

Uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük ölçekli etkinliklerin de Türkiye’nin turizm hareketliliğine katkı sağlayacağını belirten Ersoy, ülkenin uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesinin giderek geliştiğini söyledi.

NATO organizasyonu ve Antalya’da düzenlenecek COP31’in Türkiye’nin uluslararası etkinliklerdeki konumunu güçlendirdiğini ifade eden Ersoy, bu organizasyonların etkinlik turizmi açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.

TGA bünyesinde MICE birimi oluşturuluyor

Kongre ve toplantı turizmine yönelik yeni çalışmaları da açıklayan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde MICE alanına yönelik bir birim oluşturduklarını bildirdi.

Toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan MICE alanında yeni bir strateji izleneceğini belirten Ersoy, bundan sonraki süreçte yalnızca devletler arası kongrelere değil, uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da teklif sunacaklarını söyledi.

Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilmesine ilişkin sürece değinen Ersoy, COP31’in gerçekleştirileceği alanın da organizasyonun ardından birkaç ay içerisinde Bakanlığa devredilmesinin planlandığını ifade etti.

Bu iki alanın uluslararası organizasyonların Türkiye’ye kazandırılması açısından önemli bir kapasite oluşturacağını vurgulayan Ersoy, küresel şirketlerin kongre, toplantı ve büyük ölçekli etkinliklerini Türkiye’de gerçekleştirmeleri için çalışmalar yürüteceklerini kaydetti.

Ersoy, Türkiye’nin bundan sonraki dönemde bu ölçekteki organizasyonlar için ülke olarak teklif sunacağını ve uluslararası etkinlikleri daha yoğun biçimde ağırlamayı hedeflediğini belirtti.

Gastronomide şehirlerin uluslararası çekim merkezi olması hedefleniyor

Londra pazarında Türk gastronomi markalarının görünürlüğüne ilişkin soruyu yanıtlayan Ersoy, Türkiye’nin gastronomi ürünlerinin uluslararası alanda tanıtılmasının önemli olduğunu söyledi.

Nitelikli gastronomi ürünlerine sahip olmakla bir gastronomi şehri olmanın farklı kavramlar olduğuna dikkati çeken Ersoy, uluslararası mutfakların doğru şekilde sunulduğu ve gastronomi birikiminin etkinliklerle desteklendiği şehirlerin güçlü merkezlere dönüşebildiğini ifade etti.

Türkiye açısından önceliklerinin şehirleri uluslararası gastronomi destinasyonları hâline getirmek olduğunu belirten Ersoy, İstanbul’a bu doğrultuda önemli yatırımlar yapıldığını ve çalışmaların sonuçlarının alınmaya başlandığını söyledi.

İstanbul’un dünyanın önde gelen gastronomi şehirlerinden biri hâline geldiğini ifade eden Ersoy, elde edilen sonuçların diğer şehirlerde yürütülecek çalışmalar için de motivasyon oluşturduğunu kaydetti.

Kültür varlıklarının iadesinde 14 ülkeyle iş birliği

ABD’den Türkiye’ye iade edilen 100 kültür varlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Ersoy, yurt dışına kaçırılan eserlerin tespit edilerek mümkün olan en kısa sürede Türkiye’ye kazandırılmasının öncelikli çalışmalar arasında bulunduğunu belirtti.

Son sekiz yılda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede kurumsal kapasitenin güçlendirildiğini aktaran Ersoy, ilgili birimin daire başkanlığı seviyesine çıkarıldığını ve daha geniş bir kadroyla çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.

Aralarında ABD’nin de bulunduğu 14 ülkeyle ikili protokol imzaladıklarını bildiren Ersoy, uluslararası iş birliklerinin kültür varlıklarının iade süreçlerine olumlu yansıdığını ifade etti.

Geçmişte sekiz-dokuz yıl sürebilen iade süreçlerinin artık yedi-sekiz ay gibi sürelerde sonuçlandırılabildiğini belirten Ersoy, bu başarının çok sayıda kurum ve uzmanın katkısıyla yürütülen uluslararası çalışmaların sonucu olduğunu kaydetti.

Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile gerçekleştirilen iş birliğine dikkati çeken Ersoy, kazı kayıtları, tanıklıklar ve bilimsel araştırmaların eserlerin kökeninin ve kaçırılma süreçlerinin ispatında belirleyici olduğunu söyledi.

Türkiye’nin bu alanda önemli bir uzmanlık kazandığını belirten Ersoy, farklı ülkelerin de kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede Türkiye’den danışmanlık aldığını ifade etti.

“Kaçak malın ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım”

Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesinde uluslararası kamuoyunun yaklaşımının değişmesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, kaçak eserlerin alıcı bulmasının engellenmesinin önemine dikkati çekti.

Kaçak eserlerin uluslararası alanda kabul görmemesi gerektiğini belirten Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

“Artık dünyada bu bir kabul olması lazım. Yani kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım. Herkes tarafından dışlanması lazım.”

Bu anlayışın yaygınlaşmasının kaçak eserlerin alıcı bulmasını zorlaştıracağını ve kaçak kazıları caydıracağını ifade eden Ersoy, ABD’den Türkiye’ye getirilen 100 kültür varlığının çok değerli eserler olduğunu söyledi.

Eserlerin İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilendiğini bildiren Ersoy, vatandaşları ve ziyaretçileri bu kültür varlıklarını görmeye davet etti.

Uzak pazarlarda ulaşım kapasitesi artırılıyor

2027 yılına yönelik yeni kaynak pazar hedeflerini değerlendiren Ersoy, son sekiz yıldır Türkiye’nin turizmde pazar çeşitliliğini artırmaya odaklandığını söyledi.

Kaynak pazarların çeşitlendirilmesinin turizm sektörünün krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini belirten Ersoy, yakın pazarlardaki güçlü konumlarını korurken özellikle uzak pazarlara yönelik çalışmaların artırıldığını kaydetti.

ABD, Kanada ve Çin pazarlarına yönelik faaliyetlere değinen Ersoy, Kanada ile karşılıklı uçuş imkânlarının artırılması ve Çin pazarındaki kapasite genişlemesinin önemli gelişmeler olduğunu ifade etti.

Çin’de uçuş kapasitesinin 21’den 49’a çıkarılmasına ilişkin kararın ardından ek uçuş imkânlarının eylül ayı itibarıyla devreye girmeye başladığını belirten Ersoy, bu gelişmenin önümüzdeki dönemde Çin pazarındaki büyümeyi desteklemesini beklediklerini söyledi.

Türk Hava Yolları ile yakın iş birliği içerisinde çalıştıklarını aktaran Ersoy, uzun menzilli uçakların teslimatlarının da uzak pazarlara erişimi kolaylaştıracağını kaydetti.

Yeni Zelanda gibi uzun mesafeli uçuş noktalarına yönelik planlamalara da değinen Ersoy, özellikle uzak pazarlarda Türkiye’nin ulaşım ağını genişletmeyi hedeflediklerini belirtti.

“Deprem bölgesi öncelikli noktalarımızdan biri”

Kahramanmaraş’a yönelik kültür ve turizm çalışmaları dolayısıyla yöneltilen teşekkür üzerine açıklamalarda bulunan Bakan Ersoy, deprem bölgesinin Bakanlığın öncelikli çalışma alanları arasında yer almaya devam edeceğini söyledi.

Depremden etkilenen şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının yanı sıra ticaretin ve ekonomik hayatın canlandırılmasının da büyük önem taşıdığını belirten Ersoy, turizmin bu süreçte önemli katkı sağlayabilecek alanlardan biri olduğunu ifade etti.

Bakan Ersoy, deprem bölgesindeki çalışmalara ilişkin, “Biz de üzerimize düşeni en büyük fedakârlıkla yapacağız.” dedi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0